14 Ekim 2009

Uçurtma Avcısı


Uzun zamandır kitap okumuyordum.Yazın tatile gittiğimde bi kitap ilgimi çekmişti.Hem kitabın kapağı hem de adı : "Uçurtma Avcısı".Evet kitabın ismi bu...

Hemen aldım ama okumadım.En sonunda kitap okumama grevimi tamamladıktan sonra elime o kitap geçti,bende başladım okumaya.Okudukça üzüldüm,üzüldükçe ağladım...Ve böyle kadere lanetler yağdırdım.Hala da etkisinden kurtulmuş sayılmam.Kitabın arka kapağında ise şu yazı buluyor:

"Emir ve Hasan, Kabil'de monarşinin son yıllarında birlikte büyüyen iki çocuk... Aynı evde büyüyüp, aynı sütanneyi paylaşmalarına rağmen Emir'le Hasan'ın dünyaları arasında uçurumlar vardır: Emir, ünlü ve zengin bir işadamının, Hasan ise onun hizmetkârının oğludur. Üstelik Hasan, orada pek sevilmeyen bir etnik azınlığa, Hazaralara mensuptur.

Çocukların birbirleriyle kesişen yaşamları ve kaderleri, çevrelerindeki dünyanın trajedisini yansıtır. Sovyetler işgali sırasında Emir ve babası ülkeyi terk edip California'ya giderler. Emir böylece geçmişinden kaçtığını düşünür. Her şeye rağmen arkasında bıraktığı Hasan'ın hatırasından kopamaz.

Uçurtma Avcısı arkadaşlık, ihanet ve sadakatin bedeline ilişkin bir roman. Babalar ve oğullar, babaların oğullarına etkileri, sevgileri, fedakârlıkları ve yalanları... "

Filmi o kadar da etkilemedi beni hatta izleyince "Bu ne ya?" dedim.Nerde o duygu,nerde his....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder