15 Aralık 2009

Amerika Defol Bu Vatan Bizim!


Hey gidi hey...Ne konserdi ya.
"Amerika Defol Bu Vatan Bizim" konserler dizisinin 3. ayağı Eskişehir'di.İlk konser İstanbul sonra Bursa ve 3. olarakta Eskişehir.
Grup Yorum'u ilk canlı izleyişim.Çok çok severim.Başlangıçta Hakan Yeşilyurt,İdil Tiyatro Atölyesi (harika bir gösteri),Derli Divani veee son olarak Grup Yorum.....
Sırada Kütahya ve Afyon var.Orada yaşayanlar mutlaka gitmeli.
Küçücük bir kapalı spor salonu nasıl dolu anlatamam.Halay çekenler iç içe.Kıpırdayacak yer yok.Ben kalkamadım tabi.Oturduğum yerden eşlik ettim.Bağıra çağıra söyledim bütün türküleri.Eve gittiğimde vasat bi haldeydim tabi.Ama en mutlu olduğum anlardan biriydi bu konser.Uzun zamandır bu kadar sevinmemiştim.

30 Kasım 2009

Hangi Zaman ?


"Hangi zamanda yaşamak isterdiniz?" diye bir çok soru soranlar olur.
Ben hep mücadelenin olduğu zamanları söylerdim.Ama anlamadım niye?Niye herkesin huzurla yaşadığı,savaşların olmadığı,dünyanın daha iyi bir yerde olduğu zamanda yaşamak istememişim?İllaki kahraman olmak?
Böyle bi zaman var mı onu bile bilmiyorum.Ama buna inanmak istiyorum.
video

27 Kasım 2009

İyi Bayramlar



Bu bayramda da diğer bayramlardaki gibi temennim barış,sağlık,mutluluk,tonton ninelerin ve büyükbabaların elini öpmekle geçsin.Herkese İYİ BAYRAMLAR...
(Bol bol harçlık toplamayı unutmayın:)

26 Kasım 2009

Şak Kapandı


Cnbc-e dizilerini izlerken deli olduğum bi şey var.Telefonda konuşan bu artisler şak diye telefonu kapatıyorlar.Ay nasıl sinir oluyorum bu duruma anlatamam.İnsan bi "hadi hoşçakal,kendine iyi bak,görüşürüz,bye bye" der yahu.En azından birini der.Ki ben sırayla hepsini diyorum ama...
Her neyse bu sinir davranış bizimkilerede geçmiş.Bizimkiler derken bizim dizilere ya.Bugün Aşk-ı Memnu ya baktım :)Hemen "ıyyyy" demeyin.Napıyım entrika,hırs... ve daha birçok hayatımda olmayan özellik burda var.Bende keyifle izliyorum.Brezilya dizilerine taş çıkartır diyemem.Onların eline su bile dökemez valla.
Ben en iyisi konuya döneyim.İşte burdaki Bihter malum çirkin sevgilisi Behlül'le konuşurken şak diye telefonu kapatıyor.Dizideki herkes böyle.Benim başıma böyle bir durum gelse aramam bi daha o kişiyi hatta konuşmam belkide:)Öyle deli oluyorum yani.

video

25 Kasım 2009

Doğa Ve Biz İnsanlar


Aslında doğadaki her şey bizi yansıtır,bize örnek olur.
Rüzgar...çok kuvvetli bir rüzgar estiğinde ağaçlardan çok şey alıp götürür.Ama ağaçların kökleri hala topraktaysa ve hala toprağa sımsıkı sarılmışsa o rüzgarın alıp götürdüğü şeyler yeniden onarılır,yeniden yeşerir.
Bizde böyleyiz ya da olmaya çalışıyoruz.
Ayaklarımız yere sapasağlam basıyorsa hiçbir rüzgar bizi deviremez.

24 Kasım 2009

Aranızda Birgün Okuyan Varmı ?


Birgün gazetesinin yazarlarından Rahmi Öğdül'ün şu yazısında http://rahmiogdulbirgun.blogspot.com/2009/11/kamusal-mekanin-olumu.html harika bi konuya değinmiş.Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim.Bu yazıyı okurken,farkına vardım bir çok şeyin.Nereye gittiğimizin,ne kadar yanlızlaştığımızın,ne kadar birbirimize benzesekte bir o kadar farklılaştığımızın...
Üzüldüm,hemde çok üzüldüm.

20 Kasım 2009

Yıkık,Dökük


Bir türlü geçmişimden kurtulamıyorum.Ne zaman "oh be artık özgürüm,rahat nefes alabiliyorum" dediğim anda,pat karşıma geçmişim çıkıyor.Nasıl canımın yandığını anlatamam.Sanki kalbim duruyor,nefes alıp vermem yavaşlıyor.Ne yapıcağımı bilmiyorum.Çaresiz değilim.Güçsüz olmadım,olmakta asla istemem.Ayaklarım yere sımsıkı,sağlam basarken bu olanlar ayaklarımı yerden kesiyor sanki.Yorgunum,dinlenmek istiyorum.
Bu video da Nurejew için.Umarım istediğin budur.
video

13 Kasım 2009

Sizce Normal Mi ?


Benim bu durumum...Her şey anlık sanki;kahkahalarla gülmem,sonra hüngür hüngür ağlamam.
Üzülemiyorum,gülemiyorum uzun süre.Dışardan biri beni görse şu hissettiklerimi yaşadığımı kesinlikle anlamaz.
Uzun bi ilişkiyi yürütemiyorum.
Niye karman çormanım ben???
Sorularıma cevap aramaktan yoruldum artık.
Kayıtsız kalmak istiyorum sonra dayanamayıp kavganın ortasına giriyorum.Sonra o olanlar hayatımdan bi gün daha çiziyor.

11 Kasım 2009

Unutkanlık


Bendeki bu unutkanlık hastalık derecesinde.Korkmaya başladım kendimden.Bi gün evi falan yakıcam o olucak :)
Geçen sütü yakmışım.Sadece sütü yakmakla kalsam,tencereyide yakmışım.Bide diyorum ki:"Bu ne koku ya,annem yine ekmek mi yaktı!"...Deliyim ben ya.Ev berbat yanık kokuyor ben hala anlamıyorum.
Dün de kendime yeşil çay yapıyım dedim.Çaydanlıkta ki su kaynamış kaynamış bitmiş.Neredeyse o da yanıcaktı.Bu sefer annem kesinlikle affetmezdi:)
Bende alzheimer başlangıcı var diyeceğim ama o kadar da yaşlanmadım yahu...
Doktora gitmem lazım!!!

10 Kasım 2009

Onu Özlüyorum




Yazımı geç yazdım biliyorum.Fakat ne yazıcağımı bilemedim açıkçası.
Keşke onu "gerçekten" tanıyabilseydim.Gerçekten dememin sebebi ise onun zamanında yaşamak veya onu görmek değil.Sadece onu kendi çabalarımla,birileri bizi zorlamadan sevmek,tanımak isterdim.İşte birileri bizi böyle zorladığı için çoğumuzun kafasında Atatürk bir tabudur.O yanlış yapmaz,o sevmez,o ağlamaz,o aşık olmaz vs. vs.
Hakkında tüm şeyleri bilmeyebilirim.Ama şundan eminim ki bizim için "en iyisini" yapmaya çalıştı.
Ve yazımı çok sevdiğim bir Selanik türküsü ve Atatürk'ün çok sevdiği şarkı ile bitirmek istiyorum.
video

8 Kasım 2009

Ben Yoruldum,Onlar Yorulmadılar


Lanet olası mp4'üm bozulmuş.Ben ne yapıcağım şimdi.Ses duymamak için ne tıkayacağım kulağıma.
Bugün annem zırvaladı durdu.Yok tarafımı seçicekmişim,yoksa yanlız kalırmışım,babamın beni sevdiği yokmuş vs.vs...
Gerçekten sevmiyor mu acaba??
Hata mı yapıyorum??
Ne yapmam gerek??
Hiçbi şey bilmiyorum. video

7 Kasım 2009

Boşanma Arifesi



Ben aslında dünkü yaptığım sakarlığı anlatmayı planlıyordum bütün gün.Ama her şey altüst oldu.Nasıl anlatsam şu 18 yılın sıkıntısını derdini bilemedim.Gözlerim patlıyacak gibi sanki.Ağlamaktan...
Babamın başka kadından çocuğu var.Annem bunu gözüyle görmedi ama bütün deliller bu yönde.Alışveriş fişi,eve yanlışlıkla gelen bir emzik,telefon kapatmalar,eve gelmeyişler....
Bi gün beni şeytan dürtükledi.Gittim şarjda olan babamın telefonuna baktım.Açık değildi tabi ki.Kendi hattımı taktım.Resim yoktu.Fakat video vardı.Kadın gözükmüyordu.Ama bebek ve babam vardı."Oğlum" diye seslenmesini duydum ya sanki kafamdan aşağı kaynar sular döküldü.Evde bira vardı.Gittim içtim.Beni sarhoş edemiyeceğini bile bile,o görüntüleri hafızamdan çıkartamıyacağını bile bile içtim.
Daha sonra okula kayıt için giderken arabada resmini gördüm.Hiç huyum değildir başkasının eşyalarını karıştırmak ama o zaman bana ne oldu bilmiyorum.Babamın cüzdanını açtım baktım ve......
Annem boşanmak istiyormuş.Veee benim yanıma taşınacaklarmış.Ben tabiki istemedim.Bunu belki bencillik olarak düşünebilirsiniz.Ailemde ki herkesin düşündüğü gibi...Ama İS-TE-Mİ-YO-RUM!!!!Onlar kendileri gitsin ben evde kalmaya karar verdim.Sadece sınavlara giderim.Devam zorunluluğum da yok zaten.
Benim tek başıma kalmak istememin nedeni biraz da olsa nefes almak.Rahat bi nefes...
Şimdi sırayla benle konuşmaya çalışırlar.Ablam,eniştem...Ama yataktan kalkmıyacağım.Şu yazdıklarımı da onlar uyudukları için kalktım yataktan.
Boşanmaları sorun değil.Belki daha önce boşansalardı daha iyi olurdu.Ama benim hayatıma müdahale etmeleri sorun.Ömrüm boyunca üzerimde taşıyamam mutsuzluğu,bunalımı.Onlar olmayınca gayet mutlu oluyorum ben.

6 Kasım 2009

Dinliyorum


Saatlerdir şu şarkıyı dinliyorum.Sözleri muhteşem.Tabi ben yine sadece video yükleyebiliyorum diğerini öğrenemedim gitti.Bilen varsa bana da yardımcı olabilir mi??

Gömülmedik ki hiç;canlı tabut kalplere..
Boğduk birbirmizi,kendi kanımızda.
Suyun kaldırma kuvvetine yeniktik hep..
Yok edemedik!
Vurgun yemişçesine ;
En yüksekten en derine sürüklendik,
Damarlarımızı kazıyarak.

Kırık bir ses..kırık bir benlik
Zehirledik vaktiyle bir nefesle..
Bir yudum anasonla yıkadık.
Yavaş yavaş tükettik bir...birimizi;
Nefes,
Anason,
Sen;
ve
Ben..

Sırt sırta verdik,
Gerisin geri
Sürüklendik;
Nefes,anason ve biz..

Sonra?..

İnanç yüzlü sese tanık oldum sonra!
Bakışlarındaki nemdi arındıran benliği..
Gözlerindeki yağmur izine düştüm sorgusuz,sualsiz.
Boğulmadım..İzdüşümdü yanlızca ,o yüzündeki..

video

4 Kasım 2009

Nesin Sen??


Hayret ediyorum bu adama.Kim mi?Kim olucak Kenan Evren denilen o tanımlayamadığım,varlık olabilecek kadar şans tanınmış kişiye....Sinirden saçma sapan şeyler yazabilirim.
Her neyse Bu Kalp Seni Unuturmu? dizisini izlemeye başladım.Baştan beri takip ediyorum.Dönem dizilerini çok severim aslında.Hele oyuncular,danışmanlar iyiyse tam bana göredir dizi.Konu 12 Eylül darbesinden başladı.Yapılan işkenceler bi nebzede olsa gözler önüne serildi.İzlerken kanım çekildi sanki.Öyle tuhaf oldum ki.
Paşamız bi de geçenlerde açıklama yaptı:"Yargılanırsam,intihar ederim" diye...
Hey gidi hey.Ahın gitmiş vahın kalmış senin.Dirin bi işe yaramadı hatta mahvetti her şeyi,ölün mü bi işe yarıyacak??Nasıl rahatsa vicdanı pişkin pişkin laf söylüyor ya.
Diyarbakır cezaevinde ki zavallı insanlara yapılan işkenceler.Ya Mamak cezaevindeki...
Offf offf utanılası insanlarımız var.

3 Kasım 2009

Seni Sevmiyorum Kış!



Bu ne soğuktur böyle ya :( Ayaklarım buz gibi oldu.Bir türlüde ısıtamadım gitti.2 çorap bir batikle işi götürüyorum ama bana demiyor bu aptal soğuk.Yine de ısınamadım gitti.
Ben her sabah olduğu gibi bahçemdeki kuş sesleriyle uyanmak istiyorum.Bazen beni deli edercesine ötselerde özledim onları...
Kim bilir şimdi nerelere göç etmişlerdir.Belki yazın tekrar gelirler bahçemize.Ve belkide tekrar bahçemizdeki üzümleri tırtıklarlar.Ama ya gelmezlerse,ya gelipte beni bulamazlarsa....

2 Kasım 2009

Charlie Chaplin


Aklıma Charlie Caplin'in bi sözü geldi:"Dünya herkese yetecek büyüklükte. Onun için, başkasının yerini kapmaktansa, çalışarak gerçek yerinizi bulun".Ne güzel demiş ama...
Sonra hemen video arşivime bakındım.En sevdiklerimden olan şu videoyu paylaşmak istedim.İyi seyirler...
video

1 Kasım 2009

Bu Son Olsun!


Boşluktayım sanki,uzaktan bakıyorum her şeye...
Beni şu ruhsal bunalımdan kurtarmak için bi ilaç varmıdır acaba??
Asla yetinmeyi bilemeyenlerden değilim.
Hangimiz artık gördüğümüz yerleri bir daha görmek,giydiğimiz kıyafeti bir daha giymek,dinlediğimiz şarkıyı bir daha ..... bir daha dinlemek istiyoruz ki.
Ben bunların arasına girmiyorum.Dinlediğim şarkıyı bin defa dinlerim hemde hiç ara vermeden.Giydiğim kıyafetler mi??Babannemin hırkasını bile hala giyiyorum :)
Eski şeyleri daha çok seviyorum sanırım.Yaşanmışlık oluyor.Sanki eski insanlar daha temiz,kirlenmemiş benim gözümde.
Eskiyi özlüyorum....
Ve bu da eskilerden,çok sevdiğim Cem Karaca'dan:
video

27 Ekim 2009

Pan's Labyrinth



Başta çocuk filmi sandığım ama izleyince büyüsünden kurtulamadığım film Pan ın Labirenti...
Konusu ise:İç Savaşı’nın ardından, Franko rejiminn hüküm sürdüğü İspanya. Zaman ise, 1944’ün Mayıs ve Haziran ayları. Filmin başkarakteri Ofelia annesiyle birlikte, Falanjist üvey babası Yüzbaşı Vidal’in yanına gidiyor. Vidal, Kuzey İspanya tepelerinde Franco rejimine karşı savaşan solcuların peşinde olan acımasız bir asker. Ancak, onun haberi olmasa da, solcular evinin içine kadar sızmıştır. Ofelia'nın annesi ise hamile ve hastadır. Ofelia bu tatsız çocukluk günlerini korkutucu olsa da aynı zamanda heyecan veren hayal dünyasıyla zenginleştiriyor. Gerçek dünya ile bir böceğin ardına düşüp labirente gittiği hayal dünyası şaşırtıcı bir şekilde birbirini tamamlıyor.
Filme özgün adını veren kocaman ve terk edilmiş labirent ise, gerçek dünyanın tehlikesine ve korkularına karşı koruma sağlamaktan çok uzak...

Gerçekten mükemmel bir film...Yüreğinizi sarsacak ve vicdanınızı sorgulatacak kadar "gerçek" olanla,sınırlarınızı zorlayacak ve algılarınızı sorgulatacak kadar "hayali" olanın içiçe örüldüğü bir başyapıt...

İşte size filmden görüntüler ve filmin harika müziği.
video

23 Ekim 2009

Üzgün,Çok Üzgün


En çok yazınca rahatlıyorum.Birinin beni dinlemesi rahatlatmıyor.
Erkek arkadaşım en çok kokunu merak ediyorum dedi.O an aklıma babam geldi,kokusu nasıl diye.
En son ne zaman sarıldık onu bile bilmiyorum.O kadar eski yani.Bu 1-2 yıl değil 9-10 yıl kadar uzun bi süre.
Çok büyük bi eksiklik benim için.Küçükken benim için çok özeldi.Şimdi ise hiçbi şeyim....
Anladım ki kimseyi sevemem ben.
Kimseyi istemiyorum,hiç kimseyi...

22 Ekim 2009

Soyguncular



Offf offff....Geçenlerde bankamatik kartıma para yatırmıştım.Dün bi şey alıcaktım,uzun zamandır istediğim bi şey.Bi baktım para mara yok.Nasıl sinirlendim anlatamam.Bankamatiğe bi güzel sövdüm.Hatta bütün şu teknoloji denen canavara.Ne biçim iştir kardeşim ya.
Imf Türkiye'deyken öğrencilerin bankaları harap etmeleri iyi olmuş.Ama yine de bu benim sinirlerimi yatıştırmadı.İyiki fazla para yatırmamıştım ama olsun bankaya gidiceğine çöpe atardım.Ne yapıcağımı da bilmiyorum.Ufff nerden bulaştım şu kart işine bilmem ki.

19 Ekim 2009

Yazmak,Yazmak ve Yine Yazmak


Blogları geziyorum da herkes ilk yazısını açılış konuşması gibi yapmış.Bende her zaman ki gibi lambur lumbur girmişim sanki aylardır yazıyormuşum gibi.
Ama ben zaten yazmayı seviyorum.Hem uzun zamandır da yazıyorum.Sadece blogum yoktu.Şimdide hep yaptığım gibi yazıyorum.
Bu yazma,içimdekileri dökme sevdası yüzünden başıma neler neler geldi.Ama ben yinede devam ediyorum.

18 Ekim 2009

Hayatımdaki Bütün Sesler (Eksi)


Oldum olası sevmem yüksek seste müzik dinlemeyi.Tamam bazı müziklerin tadı yüksek sesle dinleyince çıkar.Ama olsun,ben tatsız tuzsun da dinleyebiliyorum.Hem oldukça keyif alıyorum.
Büyükşehirde yaşayıp;bütün o kalabalıktan,gürültüden bıkmış biri de değilim.Çünkü küçük bi kasabada yaşıyorum.Sadece okul için şuan Eskişehirdeyim.
Kısacası mp4 çalarımda sakin,huzur verici müziğimin eşliğinde bu zorlu yolculuğa çıkmış bulunmaktayım...
Ne mutlu bana ki bu yolcukta bana eşlik edicek biri var.

17 Ekim 2009

Tutkusu Sınırsız Aşk Adamı Johnny Cash


O buğulu sesiyle söylediğinde,gözlerimi kapatıp uzun uzun hayallere daldığım şarkı "Hurt"...

I hurt myself today
To see if I still feel
I focus on the pain
The only thing that's real
The needle tears a hole
The old familiar sting
Try to kill it all away
But I remember everything


What have I become
My sweetest friend
Everyone I know goes away
In the end
And you could have it all
My empire of dirt
I will let you down
I will make you hurt

I wear this crown of thorns
Upon my liar's chair
Full of broken thoughts
I cannot repair
Beneath the stains of time
The feelings disappear
You are someone else
I am still right here


What have I become
My sweetest friend
Everyone I know goes away
In the end
And you could have it all
My empire of dirt
I will let you down
I will make you hurt

If I could start again
A million miles away
I would keep myself
I would find a way

İşte bu güzel şarkıyı şuradan hem izleyip hem de dinliyebilirsiniz video

16 Ekim 2009

Karamsar


Büyüdüğümü hissediyorum...
Acaba zamanla mı büyür çocuklar yoksa yaşanılanla mı??
Sanıyorum ki,hatta eminim yaşanılanla.Burda çocuk olmakla Afganistan da çocuk olmak arasında dağlar kadar fark var.Orda zaten çocuk olmuyorlar ki.Doğup hemen büyüyorlar.Ya da hemen ölüyorlar.Oyun oynama gibi lüksleride yok zaten.Mayınlardan,askerlerden,yoksulluktan,şu yobaz din adamlarından (kendilerine adam denir mi o sıfata yakışırmı hiç bilmiyorum)korumaya çalışırken oyunda neymiş??
Ordaki insanların suçu ne acaba?Orda doğmanın,eksik büyümenin,eksik ölmenin...